28 Ağustos 2010 Cumartesi

Paketin 5. Maddesi

1982 Anayasası:

"A. Toplu is sözlesmesi hakkı
MADDE 53. – İsçiler ve isverenler, karsılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalısma sartlarını düzenlemek amacıyla toplu is sözlesmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu is sözlesmesinin nasıl yapılacagı kanunla düzenlenir.
(Ek: 23.7.1995-4121/4 md.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kurulusları, üyeleri adına yargı mercilerine basvurabilir ve idareyle amaçları dogrultusunda toplu görüsme yapabilirler. Toplu görüsme sonunda anlasmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idarî veya kanunî düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüsme sonunda mutabakat metni imzalanmamıssa anlasma ve anlasmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına iliskin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı isyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu is sözlesmesi yapılamaz ve uygulanamaz."

Teklif Metni:

"A. Toplu is sözlesmesi ve toplu sözlesme hakkı
MADDE 53. – İsçiler ve isverenler, karsılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalısma sartlarını düzenlemek amacıyla toplu is sözlesmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu is sözlesmesinin nasıl yapılacagı kanunla düzenlenir. Aynı isyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu is sözlesmesi yapılamaz ve uygulanamaz. Memurlar ve diger kamu görevlileri, toplu sözlesme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözlesme yapılması sırasında uyusmazlık çıkması halinde taraflar Uzlastırma Kuruluna basvurabilir. Uzlastırma Kurulu kararları kesindir ve toplu sözlesme hükmündedir. Toplu sözlesme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözlesmeden yararlanacaklar, toplu sözlesmenin yapılma sekli, usulü ve yürürlügü, Uzlastırma Kurulunun teskili, çalısma usul ve esasları ile diger hususlar kanunla düzenlenir."


Yorum:

Öncelikle Uzlaştırma Kurulu nedir buna bir bakalım : toplu sözleşme görüşmelerinde yanların uyuşmazlığa gitmeleri durumunda, uzlaşma sağlamak amacı ile grev ve lokavt yasasına göre oluşturulan, kararlarının yaptırım gücü olmayan kurul.
kaynak : http://nedir.dictionarist.com/uzla%C5%9Ft%C4%B1rma+kurulu
Bu tanım bu yasa ile bu kuruma yaptırım gücü verir mi buna hukukçular ne der şu an bilmiyorum ancak kanunla düzenlenen kurulun mekanizmaları (yasama yani meclisin elinden geçen) karar verdiğinde toplu sözleşmeyi netleştirecek. Gelen toplu sözleşme bu şekilde.
Ancak 82 anayasasında bulunan toplu iş sözleşmesini tarafların toplu görüşmesi mutabakatındaki esnekliği sağlayan ek madde çıkarılmış gözüküyor.

Bu maddede bu kadardır yorumum. Sizler de "sonuna kadar evet", "anayasa paketini okuyan hayır diyemez" ya da "tek yol hayır" gibi madde ile ilgili açıklayıcı olmayan yorumlar dışında maddelerin içeriği ile ilgili yorumlarınızı gönderebilirsiniz. İçerik ile ilgili olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Paketin 4. Maddesi

1982 Anayasası:

"I. Ailenin korunması
MADDE 41 – Aile, Türk toplumunun temelidir ve esler arasında esitlige dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların
korunması ve aile planlamasının ögretimi ile uygulanmasını saglamak için gerekli tedbirleri alır, teskilatı kurar."

Teklif Metni:

"I. Ailenin korunması ve çocuk hakları
MADDE 41 – Aile, Türk toplumunun temelidir ve esler arasında esitlige dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının ögretimi ile uygulanmasını saglamak için gerekli tedbirleri alır, teskilatı kurar. Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kisisel ve dogrudan iliski kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve siddete karsı çocukları koruyucu tedbirleri alır."


Yorum:

Çocukların korunmasını artırıcı bir biçimde hazırlanmış bu madde devletin vatandaşına karşı ödev ve sorumluluklarını arttırıcı ve çok olumlu bir madde olarak geldi zaten aksini düşünen var mıdır bilmem...

Bu maddede bu kadardır yorumum. Sizler de "sonuna kadar evet" ya da "tek yol hayır" gibi madde ile ilgili açıklayıcı olmayan yorumlar dışında maddelerin içeriği ile ilgili yorumlarınızı gönderebilirsiniz. İçerik ile ilgili olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Paketin 3. Maddesi

1982 Anayasası:

"V. Yerlesme ve seyahat hürriyeti
MADDE 23 – Herkes, yerlesme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerlesme hürriyeti, suç islenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelismeyi saglamak, saglıklı ve düzenli kentlesmeyi gerçeklestirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç sorusturma ve kovusturması sebebiyle ve suç islenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandasın yurt dısına çıkma hürriyeti, vatandaslık ödevi ya da ceza sorusturması veya kovusturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandas sınır dısı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz."

Teklif Metni:

"V. Yerlesme ve seyahat hürriyeti
MADDE 23 – Herkes, yerlesme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerlesme hürriyeti, suç islenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelismeyi saglamak, saglıklı ve düzenli kentlesmeyi gerçeklestirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç sorusturma ve kovusturması sebebiyle ve suç islenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandasın yurt dısına çıkma hürriyeti, ancak suç sorusturması veya kovusturması sebebiyle hâkim kararına baglı olarak sınırlanabilir.
Vatandas sınır dısı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz."


Yorum:

Öncelikle vatandaşlık görevlerimizi bir hatırlatayım :

1 - Seçme - Seçilme Hakkı (Görevi)
2 - Kanunlara Uymak
3 - Vergi Vermek
4 - Askerlik Yapmak (Erkekler için)

Gel gelelim vatandaşlık ödevini yapmamış bir kimsenin yurtdışına çıkabilmesine... Kanunlara uymamış ya da vergi vermemiş yani kaçırmış ya da asker kaçağı bir kimse bu değişiklikle yurtdışına çıkabilecek. Ne güzel ve demokratik bir değişiklik değil mi? Bana öyle geliyor ki vergi kaçakları, asker kaçakları, kanun kaçaklarını yurt dışına gitsin de gelmesin demek istemiş hükümet... Çünkü anayasada devletin yükümlülüğü kendi vatandaşını sınır dışı edememesi... Hükümet akıllı davranmış da kaçakları kaçırıyor!!! (Umarım ünlem işaretleri hissettiklerimi anlatabilir) Bu maddenin küçük vergi borcu olan iş adamları için yapıldığı savunulmaktadır ancak çok büyük vergi borcu olanlar ve diğer kaçaklar da bu yasa ile "yurtdışına çıkma hürriyeti" özgürlüklerini kullanabilecekler...

Sonrasında hakim kararına bağlı olarak yapılabilecek bu değişiklikler. Ben bu cümle değişikliği için pek akıl yürütemedim. Zaten hakim kararına bağlı yapılmıyor mu bu sınırlandırma işlemleri. Tek yorumum belki hakim karar almadan kaçakları bir an evvel kaçırabilme Ali Cengiz'i.

Bu maddede bu kadardır yorumum. Sizler de "sonuna kadar evet" ya da "tek yol hayır" gibi madde ile ilgili açıklayıcı olmayan yorumlar dışında maddelerin içeriği ile ilgili yorumlarınızı gönderebilirsiniz. İçerik ile ilgili olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Paketin 2. Maddesi

1982 Anayasası:

"A. Özel hayatın gizliligi
MADDE 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliligine dokunulamaz. (Üçüncü cümle mülga: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Degisik: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç islenmesinin önlenmesi, genel saglık ve genel ahlâkın korunması veya baskalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına baglı olarak, usulüne göre verilmis hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere baglı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmıs merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâgıtları ve esyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliginden kalkar."

Teklif Metni:

"A. Özel hayatın gizliligi
MADDE 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliligine dokunulamaz. (Üçüncü cümle mülga: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Degisik: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç islenmesinin önlenmesi, genel saglık ve genel ahlâkın korunması veya baskalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına baglı olarak, usulüne göre
verilmis hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere baglı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmıs merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâgıtları ve esyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliginden kalkar.
Herkes, kendisiyle ilgili kisisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kisinin kendisiyle ilgili kisisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erisme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları dogrultusunda kullanılıp kullanılmadıgını ögrenmeyi de kapsar. Kisisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kisinin açık rızasıyla islenebilir. Kisisel verilerin korunmasına iliskin esas ve usuller kanunla düzenlenir."


Yorum:

Bu madde önümüze fişlemeyi kaldıracak madde olarak sunuldu. Çok isterim vatandaşın fişlenmesinin engellenmesini. Ancak "Herkes, kendisiyle ilgili ...." kelimeleri ile başlayan eklentinin içinde suç unsurları taşıyan verileri kişilerin sildirebilmesi ve kayıt dışı kılabilmesi de mümkün... Mecliste dosyaları dokunulmazlıktan ötürü bekleyen birçok vekilimizin bu maddeyi geçirmek istemeleri pek de şaşırtıcı değil; keza ben fişlemeyi kaldıracaklarını duyduğumda şaşırmıştım ama bu bana şöyle geldi : Akp milletvekilleri kayıt altında olan mahkemelik kişisel bilgilerinin "evet" i alabilmelerine müteakiben silinmesini talep edecekler ve bu dosyalar tarihin derin sayfalarına bile karış-a-mayacak... Çünkü tarih belgeleri tutan belgelere dayanarak analiz yapan bir bilim dalıdır, kaynaksız hurefe bilgilere değil...

Bu maddede bu kadardır yorumum. Sizler de "sonuna kadar evet" ya da "tek yol hayır" gibi madde ile ilgili açıklayıcı olmayan yorumlar dışında maddelerin içeriği ile ilgili yorumlarınızı gönderebilirsiniz. İçerik ile ilgili olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Paketin İlk Maddesi

1982 Anayasası:

"X. Kanun önünde esitlik
MADDE 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düsünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde esittir.
Kadınlar ve erkekler esit haklara sahiptir. Devlet, bu esitligin yasama geçmesini saglamakla yükümlüdür.
Hiçbir kisiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün islemlerinde kanun önünde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

Teklif Metni:

"X. Kanun önünde esitlik
MADDE 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düsünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde esittir.
Kadınlar ve erkekler esit haklara sahiptir. Devlet, bu esitligin yasama geçmesini saglamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler esitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
Çocuklar, yaslılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler esitlik ilkesine aykırı sayılamaz.
Hiçbir kisiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün islemlerinde kanun önünde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."


Yorum:

Bu maksatla alınacak tedbirler esitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Bu cümle kadın-erkek eşitliği ile ilgili.
Başbakanın "Kadın kadındır erkek erkektir. Bunların eşit olması mümkün mü? Bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır" (kaynak : http://www.haber61.net/news_detail.php?id=62725) sözü bende çok da güzel duygular uyandırmadı sanırım yoldan 3-5 yaşlarında bir çocuğu çevirseniz o da fiziksel olarak bunun doğruluğunu söyleyecektir. Ancak yasal olarak kadın erkek eşittir. Niye bu kadar uzattım lafı diyeceğim o ki bu madde gereğince alınacak herhangi bir tedbir eşitlik ilkesince yorumlanamayacak. Şöyle ki hükümet bu maksatla kendi açısından bir erkeğin birden fazla eş ile yasal olarak evlenebilmesi tedbirini almak isterse bu kadın erkek eşitliğine aykırı yorumlanamayacak. Şimdi diyebilirsiniz ki "negatif açıdan bakıyon sen gardeş" diye... Böyle bir açıklama yapan başbakanın hükümetinin hukukçulara, bilimcilere, muhalefete, üniversitelere danışmadan hazırladığı bu pakete ancak bu açıdan bakabildim kardeşler, abiler, ablalar.

"Özel surette korunması gerekenler" kimlerdir? Çocuklar, yaslılar ve engelliler; şehit aileleri gibi hepimizin pozitif ayrımcılığı tanınmasını isteyeceğimiz kişilerin dışında bu kitleye bazı çevrelerin istediği sınıflar da girebilecek midir? Bunun sanki ucu açıkmış gibi geldi bana. Ama ucu açık değilse de ne güzel.

Bu maddede bu kadardır yorumum. Sizler de "sonuna kadar evet" ya da "tek yol hayır" gibi madde ile ilgili açıklayıcı olmayan yorumlar dışında maddelerin içeriği ile ilgili yorumlarınızı gönderebilirsiniz. İçerik ile ilgili olmayan yorumlar yayımlanmayacaktır.

Başlarken...

Bir baktım ki memleketteki referandum tartışmaları villa muhabbetine, terör örgütünün hangi tarafında olacağı, gündelik siyasi söylemlerin ötesine geçmemekte; ben de dedim ki maddelerin eskilerini yenilerini hem internete koyayım, hem de kendimce maddeleri yorumlayayım...

Maddelerdeki yorumlarımı görünce oyumun rengini anlayabilirsiniz; kimseye de demiyorum şu oyu ver bu oyu ver diye dersem küstahlık olur çünkü... Ayrıca vatandaşıma şunu da söylemeyi gerek duymaktayım : "Şu ünlü bu oyu veriyo", "bak şu büyük de felanca oyu veriyo" tarzı cümlelerden kurtulmanız bunlara takılmamanız önemli olan "ben ne oyu vereceğim?" diyebilmek. Hepimiz özgür bireyleriz ve memleketimizi seviyorsak böyle önemli bir konuda beynimizi çalıştırabileceğimiz de aşikar...

Şimdi siyasetçilerimizin pek sadece meclisten geçirip pek de dillendirmeye geçelim efendim, tüm düşünceden herkese saygılarımla, hatamız olursa şimdiden affola...